in ,

Sağlık sistemi – Ses Kocaeli Gazetesi

Sağlık sistemi - Ses Kocaeli Gazetesi 13


Benim yazılarımın sürekli okurları, AKP iktidarına bakış açımı, iç politikadan dış politikaya; ekonomiden adalete; basın özgürlüğünden çete mafya ilişkilerine kadar her alanda yapılan yanlışlarla elimden geldiğinde nasıl mücadele ettiğimi bilirler.

Pek çok konuda ülkemizin çok kötü yönetildiğini, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin hızla karanlığa sürüklendiğini düşünen ve bu durumdan çok büyük kaygı duyan bir insanım. Ama bir konu var ki, AKP iktidarıyla Türkiye bu alanda gerçek bir devrim yaptı. Zaten bugün hala AKP’nin 1 nci parti, Recep Tayyip Erdoğan’ın hala en çok desteklenen lider olmasını da bu konu sağlıyor diye düşünüyorum.

Bu konu, Türkiye’nin sağlık sistemi konusu…
……………………

Bugünkü yazımda bir kez daha kendimden, kendi yaşadıklarımdan söz edeceğim. Belki, benimle aynı sıkıntıyı yaşayan birilerine de faydam olur diye düşünüyorum.

Artık iyice yaşlandım. Zaten kendisine de bakan, dikkat eden, sakınan bir adam değilim. Bu ülkede çok uzun yaşamanın iyi bir şey olmadığını düşünenlerdenim. Ama insan yaşlandıkça hemen her gün bir yerinde bir araz çıktıkça anlıyor ki, uzun yaşamak değil, kaliteli yaşayabilmek önemli.

Geçen haftayı sağlık açısından çok sıkıntılı geçirdim. Bir süre önce sol kulağımın arkasında, kulak memesinin hemen altında küçük bir kitle elime geldi. Her türlü sağlık sorunu da olduğu gibi yine hiç umursamadım. Ama bu kitle giderek büyüdü. Geçen haftanın ortalarında iyice şişti, yüzüm kızardı, sol yanağım balon gibi oldu. Bir de sancı başladı ki, anlatamam.

Her konuda olduğu gibi, çevremin bütün ısrarlarına rağmen doktora gitmeyi reddettim. Hastaneye gideceğim, kuyruklarda bekleyeceğim, itilip kakılacağım. Hiç bana göre işler değildi.

Ama hafta sonunda 3 gün toplam 3 saat uyku uyuyamadım. Bu durumda işe gidip geldim, üzerime düşen vazifeleri yerine getirmeye çalıştım.

Ama pazartesi günü  “Artık tamam” dedim. “Beni hastaneye götürün, bu ızdıraptan kurtarın”.
……………………

Aslında 10-15 yıl kadar önce benzer bir sıkıntı yaşamıştım. O zamanlar bu kentte “İsmet Çiğit”iz.  Her kapı önümde açılıyor,  gerektiğinde her yere ulaşabiliyorum. Eşim almış, Devlet Hastanesi’ne götürmüştü.

Rahmetli Başhekim, bana göre bu kentten gelip geçmiş, bu kente hizmet vermiş en kıymetli insanlardan Op. Dr. Şefik Postalcıoğlu beni hemen yanına almış, dişçi koltuğu gibi bir koltuğa oturtmuştu. 10 dakikalık bir operasyonla kulağımın arkasındaki kitleyi alıp, beni rahatlatmıştı.

Bu kez, normal vatandaş yolundan gittik. Bilgisayardan benim için randevu alındı. Yanımda canım kardeşim Tuğrul tam vaktinde Devlet Hastanesi’ne gittik. Hala tanıyanlarımız, sevenlerimiz var. Hastane girişinde hastanenin Güvenlik Amiri Muhammet Bey tanıdı, “İsmet Abi hoş geldin, hayırdır” dedi. “Kulak-Burun-Boğaz’a geldiğimi muayene olacağımı” söyledim.

Sağ olsun, bana refakat etti. Hastanenin giriş katındaki poliklinikler bölümüne götürdü, bir koltuğa oturttu. Kulak-Burun-Boğaz-Dahiliye-Psikiyatri odaları yan yana. İnsanlar poliklinikler önünde sıra bekliyorlar. 

Güvenlik Amiri Muhammet, “Abi şu ekranı takip et. Adın yazınca içeri girersin” dedi.

Oturuyorum polikliniklerin önünde. Çevremde şifa arayan insanlar. Eski hastaneleri düşündüm. SSK Hastanesi’ni, Devlet Hastanesi’ni. 

İzdiham, curcuna, pislik, çaresiz koşuşturan insanlar. Hiçbiri yok. Başhekim izindeymiş. Hastane pırıl pırıl. İnsanlar muayene olacakları servisten, doktordan randevularını almışlar, sıraları bekliyorlar. Ortalık tertemiz, pırıl pırıl. Her şey tıkır tıkır işliyor. Ekranda adı yazan, doktorun odasına giriyor, bir süre sonra elinde bir barkotla çıkıyor.

Benim adım ekranda yazdı. Kulak Burun Boğaz polikiliniğine girdim. O sırada Dr. Hakan Söken, annesiyle birlikte kendisine gelen küçük, sevimli bir kızı muayene ediyor. Ben paravanın gerisinde sıramı bekliyorum, ama duyuyorum. Bir süre önce küçük kızın burnunda kanama olmuş. Ailesi, kanamayı durdurmak için kızın burnunun içine peçete sokmuş. Ama sonra tam olarak temizleyememişler, peçetenin bir kısmı kızın burnunun içinde kalmış, çürümüş, perişan etmiş. Paravanın arkasından duyduğum kadarıyla, doktor kızın burnundan çürümüş peçete parçasını çıkarttı. Kızın annesine, “Sakın bir daha burnuna bir şey koymayın” diye nasihatta bulundu. Reçetesini yazdı. Küçük kız ızdıraptan kurtulmanın mutluluğu ve rahatlığı içinde çıkıp gitti.

Paravanın öbür tarafına geçtim. Dr. Hakan Söken genç, hastasına ilk bakışta güven veren bir tip. “Nedir şikayetin?” dedi. Kulağımın arkasını gösterdim. Hani çok görüp geçirenler “Öpülmedik bir kulağımın arkası kaldı” derler ya. Benimki de o hesap.

Doktor geldi, şişik yerlerimi elle muayene etti. “Tükürük bezi iltihabı” dedi. “Çok sıkıntı yaratır” diyerek yüzüme biraz da acıyarak baktı. Ama durumum en azından benden önce odadan çıkan küçük kızdan daha iyiydi. Doktor, yıllar önce Şefik Hocam’ın yaptığı gibi beni koltuğa yatıracak, eline bir bıçak alıp, kulağımın arkasını kesecek, iltihabı akıtacak, benim de çok canım yanacak diye korkuyorum.

Öyle yapmadı. Odadaki sekreterine, bir antibiyotik, bir ağrı kesici ilaç ismi yazdırdı. “Bir hafta bunları kullan. Bir şeyin kalmaz” dedi.

Sekreter, üzerinde barkot bulunan bir kağıdı bilgisayardan çıkarttı, Tuğrul hemen kaptı.

Çıktık doktorun odasından. İşim bitmişti.

Tuğrul önümüze çıkan ilk eczaneden ilaçlarımı aldı, “Borcum” dedim, “Para yok abi, sen emeklisin” dedi.

Akşam evde Kocaelispor’un Ümraniye maçını izlerken, başım ağrıdı, kalbim sıkıştı, ciğerlerim daraldı falan ama, ağrı kesici ile antibiyotikten birer tane yuttum. Hiç değilse sabaha kadar deliksiz uyudum. Sabah kalktım, beynimde Kocaelispor rezaletinin zonklaması. Ama bana 5 gün ızdırap çektiren kulağımın arkasında bir şey yok.

…………………

Ben geçmişte bu kentte sağlık hizmetinin en iyisini alabiliyordum. Havamız vardı, adımız vardı, beni seven hekimler falan vardı.

Ama şimdi herkes bu hizmeti aynı kalitede alabiliyor.

Memnun insanlar. İnsanca muamele gördükleri için memnun. Düşünün, kulağımın arkasındaki şiş indi, ağrı kesildi, ben bile  AKP’ye şükrettim, dua ettim.

Memleket elden gidiyor ama eğer size teselli olacaksa, bunların kurduğu bu sağlık sistemi, herkesi insan kabul eden bu yaklaşım çok iyi işliyor.





Kaynak

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Bu içerik hakkında sen ne düşünüyorsun?

102 Points
Upvote Downvote
Fenerbahçe 3. Forma tanıtımı ne zaman, saat kaçta ve nereden izlenecek? Fenerbahçe yeni forması ne zaman satışa çıkacak? 33

Fenerbahçe 3. Forma tanıtımı ne zaman, saat kaçta ve nereden izlenecek? Fenerbahçe yeni forması ne zaman satışa çıkacak?

Aşure Günü'nde nasıl tövbe edilir? İşte Hz. Adem'in tövbe duası ve okunuşu 34

Aşure Günü’nde nasıl tövbe edilir? İşte Hz. Adem’in tövbe duası ve okunuşu